ipe dizilmesi insanlık tarihi kadar eski bir olay. İlk insanlar avladıkları avın
parçalarını ip benzeri şeylere dizer, bir sonraki avda başarı getirmesi için
üzerlerine takarlardı. Daha sonraları bu tip takılar kötülüklerden ve
düşmanlardan koruması için savaşlarda da takılmaya başlandı. Bugün bile bazı
taşların özel uğurlar getirdiklerine inananlar vardır.
Boncukların dini amaçla ve duaları saymada
kullanılmasına ilk olarak
Hindistan’da, Hindu inanışında rastlanıyor.
Tespihin ataları Hindistan’dan
doğuya, sonra Ortadoğu’ya, en sonunda da
Avrupa’ya yayılıyor. Tespihin kullanış
amacı Müslümanlık, Hıristiyanlık (Katolik),
Hinduizm ve Budizm’de aynı olup
hepsinde de duaları ve dualar arası bölümleri
saymada kullanılır.
Tespihin İslam dünyasında ne zamandan beri
kullanıldığı kesin olarak belli
değildir. Hz. Muhammed’in tespih taşıdığına dair
bir kayıt yoktur. Hatta belki
Osman Gazi, belki de Fatih Sultan Mehmet’de
tespih kullanmadılar. Arşivlerde
tespih ile ilgili bilgilere ancak 16. yüzyılın
sonlarına doğru rastlanmaktadır.
Gül kokulu tesbih her ne kadar modern hayatta son teknoloji olarak ta görülse gülün anlamı var.
Ne
var ki, Hz. Muhammed zamanında namaz ve dua
sırasında hurma çekirdeği veya
çakıl taşı kullanıldığı bazı hadislerden
anlaşılmaktadır.Gül kokulu tesbih ile İslam’da
Peygamber’in
namaz kılarken sünneti olan ‘Sübhanallah,
Elhamdülillah ve Allahüekber’
kelimelerini 33′er defa tekrarlamanın hangi
tarihte başlayıp, yayıldığı da
bilinmiyor.
Yüce Yaratıcı’ya 99 ayrı isim veren İslami
anlayış, onu anarken, her isim için
bir işaret olmak üzere ipe dizdiği bu 99 taneli
şeye de ‘tespih’ adını
vermiştir. Çeşitli malzemelerden yapılan
tespihteki tane sayısı 33, 99, 500 veya bin
olanlarıda var
